Baykal, Başbakan’a ‘suçlu kedi’ dedi

https://i2.wp.com/dosyalar.hurriyet.com.tr/haber_resim/baykal_kedi.gif

CHP Lideri Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a “suçlu kedi” dedi. İşte Baykal’ın konuşmasından satır başları:

 

– İki parti grubuna da önerimizi götürdük. Meclis olarak açıklama yapalım dedik. Ama böyle bir açıklama yapamadık.

– Daha sonra biz CHP olarak bu açıklamayı yaptık. Bu açıklama neden yapılamadı?

– İki paragrafına dikkatinizi çekmek istiyorum

TBMM müttefikleriniz ABD’nin büyük bir askeri güç bulundurduğu Irak’ta, terör örgütünü tavsiye etme yolunda somut adımlar atmasını, sadece istihbarat desteği vermesini üzüntüyle karşılıyor.

– PKK ile mücadele edecek Kuzey Irak’ta bir gücün bulunmadığını söyledik.

– Biz Irak’la da ABD ile dost olarak işbirliği içinde bulunmak istiyoruz ama hukukumuzu da istiyoruz.

– Bu hükümet maalesef terörle mücadele konuusnda ciddiyeti sergileyememiştir. Bugün yine Başbakan terör konusunda, demokrasiyi engelmiş gibi ortaya koyuyor. Terörle mücadele et diyenlere, demokrasiyi ortadan mı kaldıralım diyor.

– Dergi sattığı için cezaevine alınan bir çocuk işkenceyle öldürüldü. Başbakan işkence karşısında duyarsızlığı sergileyen bir insanın, terörle mücadele konusunda başarı beklenebilir mi?

Ergenekon’da 1.5 yıla yaklaşan süredir insanlar daha mahkemeye çıkmadan tutuklu halleri devam ediyor.

– Demokrasi bir bahane değildir. İngiltere’de demokrasi mi yok? 24 gün gözaltı süresi;

YOLSUZLUK

Yolsuzluk Deniz Feneri ile ortaya çıktı. Bütün millet yaralandı, hayretle bunu gördü. Dini nasıl hırsızlık için kullanıldığını bir kez daha gördü. Bunlar mı dine saygı gösteriyorlar diye gerçek tabloyu insanlarımız değerlendirdi.

– Başbakan ve arkadaşları bu konuları gündemden çıkarabilmek için büyük gayret içine girdiler. Ama gerçekle ortada. Kamuoyumuz izledi ve bizde çok açık bir tavır takındık.

– Bu yolsuzluk konusunda yapılacak iş çok açıktır. Gel bu konuları iktidar ana muhalefet genel başkanları olarak milletin önünde tartışalım dedik. Bizde hem kişisel konumlarımızı hem bir parçası olduğumuz yolsuzluk iddialarını, eşit şartlarda televizyonda konuşalım dedik. Hayır dediler, sen prim yaparsın dediler. Söyleyeceğin haklı şeyler varsa sen prim yaparsın.

– Sadece AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın dokunulmazlıklarını kaldıralım, yargı versin hükmü dedim buna da hayır dediler.

– Erğer Başbakan’ın dokunulmazlığını kaldırmayı göze alamıyorsanız, benim dokunulmazlığımı kaldırmaya cesaret edin. Sadece benim dokunulmazlığımı. Mahkeme de nasıl hesap verilirmiş size bir gösterivereyim.

– Buna da hayır dediler onun üzerine ben dokunulmazlık konusunda bir taahhüt yapmıştık 2002 seçimleri öncesinde.

– Öncelik yapıp dokunulmazlığı yapacağız dedik. Bu konu gündeme gelince Başbakan 1 yıl süre istedi. 5 yıl geçti, 6 yıl geçti. Şunu söylemeye başladı, evet ben söyledim ama sadece milletvekillerinin değil, herkesin dokunulmazlıklarını kaldıralım. Bütün bürokratların askerlerin dokunulmazlıklarını kaldıralım dedi.

– Milletvekilliği dokunulmazlığı anayasa işidir.  Sadece siyasetçiler değil, kimin dokunulmazlığını istersen gel kaldıralım. Bize şantaj mı yapıyorsun. Getir destekliyoruz dedim. Buna da cevap yok.

– Geçenlerde bir kongreye gitti, orada millet Baykal’a vur diye tempo tutunca, Başbakan dedi ki sayın Baykal’a seçime kadar cevap vermeyeceğim ve cevap yok dedi.

– Cevap ver diyen gençler nasıl bir ruh haline girdi bilmiyorum.

– Tabandaki gençler e bir cevap ver diyorlar, ben o defteri kapattım diyor.

– Başbakan beni önemsemediği için mi cevap vermiyor. Ben soru soruyorsam önemsediğimden değil, demokrasi görevi.

– Bunun için kırılayım mı, küseyim mi yoksa sevineyim mi? Başbakan neden cevap vermiyor. Cevap mı vermiyor, cevap mı veremiyor ?

– Var cevabım ama tut kendini diyor kendisine ve o nedenle mi vermiyor? Acaba neden?

– Başbakan cevap mı vermiyor yoksa kaçıyor mu? Kaçan kedi suçludur.

EKONOMİ

– Ekonomi ile ilgili gerginlikler de yaşanıyor. Değerlendirmeler var. Bazıları krizi teşvik ediyor diye başbakan şikâyet ediyor.

– Türkiye kriz ortaya çıkmadan etkilenmeye başlamıştır. Krizin etkisi altına girmiştir. 2008’in Ocak’tan itibaren Türkiye2nin çok ciddi bedeller ödenmeye başlandığını, borçlanma ve açık artışının ortaya çıktığını görmüşüzdür.

– Bunun topluma yansımakta olduğu ortadadır. Manisa’ya gittiğimde, orada çiftçilerimiz bizi büyük ilgiyle karşılaştılar, benden daha şikâyetçiler. Ben bir söylüyorum, onlar beş söylüyor.

– Bu AKP’nin izlediği son madurları olarak fındık üreticilerinde ortaya çıkmıştır. 1.5 YTL’ye bile düştüğünü söylüyor arkadaşlarım. Bu fiyatla çiftçilerimiz nasıl aldatıldığını görüyoruz.

– Kriz orda da var. Türkiye’nin genel tablosunda da var. Bunu hepimizi üzüntüyle görüyoruz. 2005 – 2008 Mayıs arasında kredilerle ilgili ciddi bir sıkıntı kendisini göstermeye başladı. Takipteki kredi oranı yüzde 60 oranında bir artış göstermiştir.

– Bunlar kendi başına uyarı. Çok gösterişli çarpıcı bir büyük kuruluşun batmasını mı bekliyoruz kriz geldi demek için.

– Milyonlarca gencimiz bu sıkıntıyı yaşıyor, yaşamaya devam ediyor. Bunu anlamak mümkün değildir.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: