Archive for Ekim 2008

Kutuplaşmak değil kucaklaşmak esastır

Ekim 26, 2008

Kutuplaşmak değil kucaklaşmak esastır - AK Parti Genel  Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son zamanlarda farklı hesaplar içine  girenlerin, milletin arasınaAK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son zamanlarda farklı hesaplar içine girenlerin, milletin arasına fitne tohumu ekmeye, milleti kamplara bölmeye çalışanların, milletin engin sağduyusu ve basireti sebebiyle yine akamete uğramaya mahkum olduklarını belirterek, ”Çer çöpü ateşe vererek, masum çocukları sokaklara salarak güç gösterisi yaptıklarını sananlar büyük bir cehalet ve gaflet içindedirler” dedi.

 

Erdoğan, partisinin, Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirilen Tunceli Merkez İlçe Kongresi’nde yaptığı konuşmada, bu ilde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Tuncelili Diyab Ağa’dan bahseden Başbakan Erdoğan, ”Diyab Ağa’nın ülkenin en zor zamanında ortaya koyduğu birlik ve beraberlik, bugün de hepimize örnek olmalıdır” diye konuştu.

Türk milletinin özünün inançla, ahlakla, sevgiyle ve sabırla yoğrulduğunu ve her zaman kardeşlik ruhunu, kardeşlik hukukunu, vatandaşlık hukukunu, dostluk hukukunu koruyarak hareket ettiğini belirten Erdoğan, hamuru mertlikle, fedakarlıkla, merhamet ve adaletle yoğrulmuş Türk milletinin hiçbir zaman ihtilafa, tefrikaya, kamplaşma ve kutuplaşmaya prim vermediğini ifade etti.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ”Bu toprakların insanı her zaman sadakatle devletine, vatanına birlik ve dirliğine sahip çıktı. Düşmanı ülkeden kovmak, bu toprakları ilelebet bağımsız bir vatan yapmak için omuz omuza savaşıp, koyun koyuna toprağa düşenlerin arasını açmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. İçeride ve dışarıdaki birtakım mihrakların, kısır siyasi hesapları uğruna kendi insanımızı, kendi yurdunda mağdur duruma getirmesine izin vermeyeceğiz. Geçtiğimiz yüzyılın başında o hesabı yapanlar yanıldıklarını gördüler. Bu milletin kardeşlik hukukunu zedeleyemediler. Son zamanlarda farklı hesaplar içine girenler, milletimizin arasına fitne tohumu ekmeye, milletimizi kamplara bölmeye çalışanlar, milletimizin engin sağduyusu ve basireti sebebiyle yine akamete uğramaya mahkumdurlar.

Biz biliyoruz ki nefret değil sevgi esastır; çatışma değil barış esastır; haksızlık değil adalet esastır; ayrılık değil birlik esastır; kutuplaşmak değil kucaklaşmak esastır; nefret ettirmek değil sevdirmek esastır.”

AK Parti’nin; uzlaşmanın, hoşgörünün, tahammülün, çok sesliliğin, ortak aklın adresi olduğunu dile getiren Erdoğan, ”Bundan dolayıdır ki 81 ilin 80’inde milletvekili çıkaran tek parti AK Parti’dir. AK Parti, sevginin, saygının, merhamet ve fazilet dilinin sahibidir. AK Parti, etnik kökenine, mezhebine, meşrebine, yaşam tarzına göre insanları ayırmaz. AK Parti Yunus’un diliyle, yaradılmışları yaradan da ötürü sevme anlayışı ile her bir vatandaşımızı kucaklayan, kimseyi dışlamayan, kimseyi hor görmeyen bir siyasi anlayışın temsilcisidir” diye konuştu.

-”TERÖRDEN, ŞİDDETTEN, GERİLİMDEN BESLENENLER…”

Türk milletinin ağır başlılığının, insanının alicenaplığının yanlış değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

”Çer çöpü ateşe vererek, masum çocukları sokaklara salarak güç gösterisi yaptıklarını sananlar büyük bir cehalet ve gaflet içindedirler. Allah aşkına, günahsız vatandaşların arabalarını yakmak suretiyle acaba bu ülkeye barış gelir mi? Ne kadar güzel… Düşünebiliyor musunuz, vatandaş aracını gece kapısının önüne koyuyor, bir de bakıyor ki gece araba ateş içinde. Şimdi bu yaklaşım tarzının hangi barış anlayışı içerisinde, hangi sevgi anlayışı içerisinde yeri var? Terörden, şiddetten, gerilimden beslenenler ancak bunu yapar. Buralardan medet umanlar ancak bunu yapar ama bunun dönemi bitmiştir. Bunun demokrasi içinde yeri yok. Bunun insanların gönlünde yeri yok. Biz bunu çok iyi biliyoruz, bu toprakların hamuru terörü, çatışmayı, kan dökmeyi değil, birliği, sevgiyi, çokluk içinde birliği ortaya koyar, özelliği budur. Tam tersine şiddet, demokrasinin, özgürlüklerin, adaletin, refah ve huzurun en büyük düşmanıdır. Terörün, çatışmanın, gerilimin olduğu yerde sadece acı vardır, göz yaşı vardır, sefalet vardır, umutsuzluk vardır. Bu toprakların silah sesine değil, fabrikalardaki makine sesine ihtiyacı vardır.”

Başbakan Erdoğan, halkın gerilim değil üretim, kriz değil yatırım, kavga değil istihdam istediğini belirterek, ”Gerilim isteyenlerin üretim diye, yatırım diye, demokrasi ve özgürlükler diye bir derdi yok. İstikrar ortamını sabote etmeye çalışanların, kardeşlik diye, huzur ve esenlik diye bir derdi yok” dedi. Halkın huzur, güvenlik ve esenlik içinde olmasını istediklerini vurgulayan Erdoğan, milletin daha gelişmiş bir demokrasiye, daha gelişmiş hak ve özgürlüklere, daha kalkınmış bir yapıya, standardı daha yükselmiş bir yaşama kavuşmasını istediklerini söyledi. Erdoğan, ”Çocuklarımız daha iyi eğitim imkanlarına kavuşsun, hastalarımız daha gelişmiş sağlık hizmetlerine kavuşsun, yaşlılarımız, gençlerimiz, kadınlarımız daha iyi yaşam koşullarına kavuşsun, özürlülerimiz mağduriyet yaşamasın, her türlü mağduriyeti, ihmali, haksızlığı ortadan kaldıralım. Bizim derdimiz insanımıza hizmet etmek, efendi olmak değil. İnsanımızı yüceltmek, insanımızı hak ettiği imkanlara kavuşturmaktır” diye konuştu.

Bundan rahatsızlık duyanların, milletin menfaatini düşünmediklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Gelişmeden, ilerlemeden rahatsızlık duyanlar bu milletin hayrını düşünmüyorlar. Demokrasinin, hak ve hukukun gelişmesinden rahatsızlık duyanlar, bölge insanının selametini düşünmüyorlar. Bu bölgenin insanlarının gözünde telaş, korku ve karamsarlık değil, daima ümit, iyimserlik ve heyecan görmek istiyoruz. İnsanımızın yüzünde sadece geleceğine duyduğu güvenin işaretleri görmek arzusundayız. Dünyanın en kadim medeniyetlerine beşiklik yapmış bu toprakların, çağın şartlarını daha ileri seviyelere ulaştırması gerekiyor. Biz işte bunun için gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz. Biz bunun için pek çok sıkıntıyı göze alarak, buraların sorunlarının çözümlerine öncelik veriyoruz.”

İki yılda 171 terörist ikna edildi

Ekim 26, 2008

İki yılda 171 terörist ikna edildi - İçişleri Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Toplumla İlişkiler Başkanlığı, yaptığı çalışmalarla son iki yılda 171 teröristi

İçişleri Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Toplumla İlişkiler Başkanlığı, yaptığı çalışmalarla son iki yılda 171 teröristi dağdan indirmeyi başardı.

Ancak önümüzdeki günlerde genel müdürlüğe dönüştürülmesi düşünülen başkanlığın görevinin daha aktif hale getirilmesi öngörülüyor. Terörle Mücadele çerçevesinde oluşturulan Toplumla İlişkiler Başkanlığı, önümüzdeki süreçte kurulacak İç Güvenlik Genel Sekreterliği’nin aktif olarak çalıştırılacağı kurumlardan olacak. Halen İçişleri Bakanlığı bünyesinde çalışan ancak son 2 yılda ancak 171 teröristin ailesiyle görüşüp ikna ederek silah bıraktıran başkanlık, bundan sonra daha da aktif hale getirilecek. İllerdeki valilerin koordinasyonu ile Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma Genel Komutanlığı, teröristlerin aileleri ile temasa geçerek dağdan indirme çalışmalarına hız verdi. Bazı ailelerle valiler, emniyet müdürleri ve il jandarma komutanları bizzat görüştü. Anne ve babalarla ortaklaşa yapılan görüşmeler sayesinde 2007-2008 yıllarında Türkiye kırsalı ile örgütün Kuzey Irak’taki kamplarında faaliyet gösteren 171 PKK’lı terörist devlete teslim oldu. İnfaz edilecekleri tehdidi ile bugüne kadar örgütten kaçamadıklarını ifade eden teröristler pişman olduklarını belirterek, Topluma Yeniden Kazandırma Yasası’ndan faydalanmak için müracatta ettiler. Örgüt mensuplarını örgütten koparmak için büyük çaba gösteren yetkililer, hatta bazen internetdeki chat(sohbet) ortamlarından bile faydalandılar. Planlı psikolojik çalışmalar Şırnak, Hakkari, Van, Batman, Tunceli, Diyarbakır, Ş.Urfa, Siirt, Mardin, Bingöl, Ağrı, Erzincan ve Bitlis’de yoğunlaştırıldı ve toplam 171 terörist ikna edilebildi. Daha önce OHAL ‘de Halkla İlişkiler Müdürlüğü olarak faaliyet gösteren birim, daha sonra Toplumla İlişkiler Başkanlığı’na dönüştürülmüştü. Ancak son yapılan terör zirvesinde Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, Emniyet Müsteşarlığı’na dönüştürülmesi gibi bu başkanlığında, İçişleri Bakanlığı’nda bir genel müdürlük olarak yapılandırılması düşünülüyor. Terörle Mücadelede önümüzdeki günlerde daha aktif rol oynaması beklenen başkanlığın görevi, “Devletin varlığına, bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, anayasal düzenine, toplumun huzur ve güvenliğine yönelik iç ve dış tehditleri etkisiz kılmak amacıyla, yetkili kurumlarca tayin ve tespit edilecek milli güvenlik siyasetine ilişkin olarak anılan kurumlarca hazırlanacak yönlendirici faaliyet planlarının İçişleri Bakanlığı’nın görev alanına ait olanlarının uygulanmasını bakanlığımız merkez ve taşra birimleri ile koordine ederek sağlamak, uygulamayı izlemek, eşgüdümü sağlamak ve uygulamada etkinliği artırıcı araştırmalarda bulunmak ve bakanlıkça konu kapsamında verilecek diğer görevleri yapmak” olarak tanımlanıyor.

Ermenistan Karabağ’da yara kaşıyor

Ekim 26, 2008

Ermenistan Karabağ'da yara kaşıyor

Yukarı Karabağ’da barış umudu yeniden gündeme gelirken, Erivan yönetimi işgal ettiği Azerbaycan toprağı Yukarı Karabağ’da askeri tatbikata başladı.

Komanda ve taktik birliklerinin katıldığı tatbikatı Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan bölgeye giderek incelerken, Ermenistan Savunma Bakanı Seyran Oganyan tatbikat hakkında cumhurbaşkanına bilgi verdi. Tatbikata kaç Ermeni askerinin katıldığı konusunda bilgi verilmezken, Akdam bölgesi Uzundere kasabasında başlayan tatbikatta ağır silahlar, zırhlı araçlar ve diğer komando birlikleri yer aldı.

Diğer taraftan dün yemin ederek Cumhurbaşkanlığı görevine ikinci kez başlayan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Yukarı Karabağ’ın bağımsızlığını tanımalarının mümkün olmadığını söyledi. Aliyev, “Karabağ bağımsız olamaz. 5-10 hatta 20 yıl geçse de Azerbaycan bunu asla kabul etmeyecek.” dedi.

Aliyev Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünden vazgeçmelerinin mümkün olmadığını söylerken daha önce sıkça söylediği ‘güç kullanmaya’ değinmemesi dikkat çekti. Gürcistan’da yaşanan savaş ve sonrasında ayrılıkçı bölgeler Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlıklarının Moskova tarafından tanınmasının Bakü’nün işgal altındaki toprakları savaş yolu ile alma alternatifinden vaz geçmeye yol açtığı yorumları yapılıyor.

Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan hafta başında Erivan’a gelen Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev’den bölgede barışın sağlanması için inisiyatif almasını istemişti. Medvedev de Moskova’da Azerbaycan’ın da dahil olacağı üçlü bir zirve yapılacağını açıkladı. Aliyev’in de olumlu yaklaştığı barış görüşmelerinin Kasım başında Moskova’da başlaması bekleniyor. Gürcistan savaşı nedeni ile büyük ekonomik sıkıntılar yaşayan Erivan ekonomik ve siyasi ambargodan kurtulmak istiyor.

Van’da DTP mitinginde olay

Ekim 26, 2008

Burası Van… Miting yapıldı. Polis izinsiz gösteriye göz yummadı. Kalabalıklar arasında yine çocuklar öne çıktı. Polisle karşı karşıya geldi, taş attı, lastik yaktı, yol kapattı. Bu olaylar yaşanırken büyükler ne mi yaptı? HİÇ…. Adeta çocuklarla polisi karşı karşıya bırakarak hatta, kameralara yansıyan eli belindeki sakallı bir büyüğün yaptığı gibi olayları kontrol etti, planladı, yönetti.Sonra da bir güzel seyrine baktı.

 

GÖSTERİDEN FOTOĞRAFLAR

DTP İl örgütü tarafından düzenlenen ve bugün sabah saat 10.00’da sakin başlayan mitingi olaylı bitti. DTP Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Alaattin Erdoğan ile DTP Van Milletvekili Özdal Üçer’in konuşmalarının ardından DTP’nin seçim otobüsü, Apo sloganları eşliğinde mitingin yapıldığı belediye garajı alanından ayrıldı. Otobüsün ayrılması ile birlikte yürüyüşe geçen kalabalığın dağılması için polis, uyarıda bulundu. Bunu üzerine de polis ve göstericiler arasında gerginlik yaşandı.

Göstericiler, güvenlik önlemi alan polisleri taş yağmuruna tutunca polis müdahale etti. Kısa sürede oluşan küçük grupları, polis gaz bombası kullanarak dağıtmaya çalıştı. Bu sırada caddeye ve ara sokaklara dağılarak barikat kurup, ateş yakmaya çalışan göstericiler ile polis arasında kovalamaca yaşandı. Polis zaman zaman havaya ateş açarak ve tazyikli su sıkarak grupları dağıtmaya çalışırken, olaylar, kentin ara sokaklarında devam etti.

‘ÖĞRENCİLERE AND İÇİRMEK BARBARLIKTIR’

Mitingde konuşan DTP Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Alaattin Erdoğan, her hükümete Kürt meselesinin çözümü için şans verdiklerini belirterek, bu şansı son olarak AKP hükümetine de verdiklerini söyledi. DTP’nin Kürt kimliğine sahip çıkması konusunda her türlü fedekarlığa hazır olduğunu belirten Erdoğan, “Bu ülkde kardeşliği, barışı birlikte inşa edelim dedik. AKP’ye kürtler, DTP ve PKK şans verdi. PKK iki yıl barış ilan etti. Biz de DTP olarak barış ve diyalog için hazırız dedik. Ama başbakan bildiği yola devam etti. Amed’de pılını pırtısını topladı gitti. Dersim’de halkın protestosuyla karşılaştı. Halkımızın, kendi iradesine Sayın Öcalan’a sahip çıkma duruşu Başbakan’a çok dokunmuş olacak ki hırsını yine çocuklardan çıkardı. ‘Siz çocukların arkasına sığınarak siyaset yapıyorsunuz’ dedi. Diyarbakır’da 6 çocuk tutuklandı. Bu Türkiye demokrasisinin alnına sürülmüş bir lekedir. Başbakan’ın gözü de vicdanı da kördür. Oturduğu yerden ben Amed’i, Dersim’i istiyorum. Sen bakkaldan muz mu istiyorsun? Başbakan, Amed tarihtir. Senin çapın yetmez. Sabahları okullarda Kürt çocuklarına and içtiriyorlar. Diyorlar ki Türküz böyle bişey olur mu? Nerede böyle bir uygulama var. Asimilasyon varsa bu and içtirme barbarlıktır” dedi.

DTP’Lİ MİLLETVEKİLİ ŞAL ŞEPİKLE KONUŞMA YAPTI

DTP’nin Van’da yaptığı olaylı mitingte DTP Milletvekili Özdal Üçer de yöresel kıyafet olan şal şepikle konuşma standına çıktı. Üçer, Öcalan sloganları altında konuşmasının tamamını Kürtçe yaptı. Sadece Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün gittiği Avrupa ülkelerinde farklı kültürlerin zenginlik olduğunu ve onların serbestliğini sağladıklarını ifade ederkenr Türkçe konuşan Üçer, yine Apo sloganlarıyla sahneden indi.

15 GÖZALTI

DTP mitingi sonrası çıkan olaylarda polisin müdahalesiyle 15 gösterici gözaltına alındı. Kentin ara sokaklarında süren kovalamaca ve barikat kurup lastik yakmalar ise yağmurun başlamasıyla sakinleşti.

Erdoğan’a Bush usulü koruma

Ekim 26, 2008

Başbakan Erdoğan’a Tunceli’de Bush usulü çifte makam araçlı özel koruma uygulandı.

 

ERDOĞAN İÇİN OLAĞANÜSTÜ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ

AKP TUNCELİ 3. İLÇE KONGRESİNDEN FOTOĞRAFLAR

Başbakan Erdoğan‘ın Tunceli gezisi gergin başladı ancak sakin bitti. Bu sakinlikte polisin ve Başbakanlık özel koruma görevlilerinin özel çabası etkili oldu.  Bir gün önce çatışmaların yaşandığı, 2 teröristin ölü olarak ele geçirildiği Tunceli’de bu sabahtan itibaren deyim yerindeyse polis kuş uçurtmadı. DTP‘lilerin yaptığı yürüyüş bile polisin aldığı önlemler sayesinde gayet düzenli geçti.Başbakan’ın geçeceği köprünün ayaklarında balık adamlar Munzur Nehri’ne dalıp bomba araması yaptı. Güvenlik önlemlerinde dikkat çeken bir başka husus ise ”Bush usulü koruma” oldu. Tıpkı ABD Başkanı Bush gibi Başbakan için Tunceli’ye iki birbirinin tıpkısı makam aracı getirildi. İkisinde de 0002 plakası vardı. Erdoğan sık sık araç değiştirdi. Kimi zaman öndeki. makam aracına Erdoğan binerken arkadaki makam aracına polisler oturdu. Böylelikle olası terör saldırılarına karşı müthiş bir şaşırtmaca sürdü. Bush da en son Türkiye’ye geldiğinde ziyaret boyunca devamlı çift makam aracı kullanmıştı.

Başbakan’a kızdı, istifa etti

Ekim 26, 2008

Başbakan'a kızdı, istifa etti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyaret ettiği Tunceli’nin Mazgirt İlçesi’ne bağlı Akpazar Beldesi Belediye Başkanı AKP’li Ali Aydın, Erdoğan’ın kendileriyle görüşmediğini ileri sürerek partisinden istifa ettiğini açıkladı.

 

Telefonla DHA muhabirine bilgi veren AKP’li Belediye Başkanı Aydın, “Sayın Başbakan, Tunceli’ye kadar gelmiş, AKP’li belediyeler olarak sorunlarımızı ve taleplerimizi dile getirmek için kendisiyle görüşmek istedik. Ancak sayın Başbakan zamanı olmadığı gerekçesiyle Tunceli’deki AK Partili belediye başkanlarıyla görüşmek istemedi. Ben de buna tepki olarak Ak Parti’den istifa ettim. Bir Başbakan bir ile gelmişse, partisine mensup belediye başkanlarıyla görüşmelidir. Benim düşüncem budur” dedi.

Başkan Aydın, istifa dilekçesine AKP Genel Merkezi’ne faksladığını da kaydetti.

İmralı’yı konuştular

Ekim 19, 2008

Başbakan Erdoğan’ın onayıyla DTP’nin ev sahipliğindeki yemeğe katılan AKP Genel Başkan Yardımcısı Fırat, “PKK ile aranızdaki ilişki biçimi, Başbakan’ın çözümle ilgili açılımını engelliyor” dedi.Öcalan’a İmralı’da ’kötü muamele’ iddialarının gerçek olmasının Kürt halkını olumsuz etkileyeceğini belirten DTP’liler, sorunun aydınlatılmasını ve genel affın da düşünülmesini istedi.

 

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ile AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat’ın önceki geceki gerçekleştirdiği Yıldız Zirvesi’nin ayrıntıları ortaya çıktı. Fırat, DTP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ile Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin de Türk’e eşlik ettiği yemeğe Başbakan Erdoğan’ın onayını alarak katıldı. Fırat, daha çok DTP’lilerin önerilerini dinledi.

Öcalan sorunu DTP’nin ev sahipliğindeki yemekte, öncelikle PKK Lideri Abdullah Öcalan’a İmralı Cezaevi’nde “kötü muamele” yapıldığı iddiaları ele alındı. İddiaların gerçekliğinin, “Kürt halkı üzerinde olumsuz etkiler yaratacağı” ve “Öcalan’a yönelik provokasyon amaçlı müdahalelerin bölgede eylemelere neden olacağı” uyarısında bulunan DTP’liler, Fırat’a, “Sorunun ivedilikle aydınlatılması ve çözülmesi” uyarısında bulundu. DTP’liler “Genel Af” seçeneğinin de düşünülmesi gerektiği vurguladı.

Bizi muhatap alın Yemekte konuşulan bir başka konu ise AKP hükümetinin, geçen hafta Kuzey Irak hükümetiyle yaptığı temaslar oldu. Türk, “Sayın Başbakan sorunun çözümünde bizi görmezlikten gelmeye devam eden bir siyaseti ısrarla sürdürüyor. Bizi dikkate almak yerine, Barzani ve Talabani’yle görüşmeyi tercih ediyor. Elbette onlar da sorunun bir parçası, ancak önceliği olan parça, DTP ve DTP’nin temsil ettiği kesimlerdir” dedi. Fırat ise Türk’e şu yanıtı verdi:

Gerçeğinizi biliyoruz “PKK ile aranızdaki ilişki biçimi, Başbakan’ın sorunun çözümüyle ilgili olarak açılım yapmasını engelleyen bir etmen. Biz sizin PKK’yı bir terör örgütü olarak görmenizi istiyoruz. Ancak isteklerle, gerçekler farklı. Bunu da biliyoruz. PKK’yı bir terör örgütü olarak tanımlamanın sizin için imkansız olduğunu biliyoruz. Bu noktada DTP’nin en azından bazı konularda daha hassas davranmasını bekliyoruz.”

Linç duygusu Buluşmada, “Türkiye’nin toplumsal dokusu bozulmaya çalışılıyor. Kürtlere yönelik bir linç duygusu geliştiriliyor. Bu konuya sağduyu ile yaklaşılmalı. Özellikle batı illerinde yaşayan Kürt kökenli vatandaşlarımıza yönelik baskılar önlenmeli” değerlendirmesi de yapıldı.

Dağdan iniş şartları Türk, Fırat’a, sorunun çözümünde “Demokratik ve kültürel hakların verilmesi” gerektiği uyarısında bulundu. Türk, “PKK’lıları dağa çıkartan gerekçeler ortadan kaldırılmadığı müddetçe sorun çözülmez. Yavaş yavaş da olsa, hakların verilmesi dağdan inişi hızlandıracaktır. Çünkü dağ şartlarında kimse yaşamak istemez” dedi.

Diyarbakır’da olaylar çıktı

Ekim 18, 2008

Demokratik Toplum Partisi (DTP) Diyarbakır İl Başkanlığınca düzenlenen yürüşün ardından polise taş atılması üzerine, gruba müdahalede bulunuldu. Bu sırada bazı göstericiler gözaltına alındı.

 

OLAYLI YÜRÜYÜŞTEN FOTOĞRAFLAR

Bağlar ilçesindeki DTP il binası önünde toplanan ve aralarında DTP Diyarbakır milletvekilleri Aysel Tuğluk, Gültan Kışanak, Batman Milletvekili Ayla Akat ve Mardin Milletvekili Emine Ayna ile Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in de bulunduğu grup, Koşuyolu Caddesi’ne doğru yürümek istedi.  

Polisin ilk başta müsaade etmemesi üzerine partililerin polisle yaptığı görüşmede izin verilmesinin ardından yapıldı. Fatih Lisesi önüne kadar yürüyen grup adına DTP Diyarbakır İl Başkanı Necdet Atalay, burada hazırlanan basın açıklamasını okudu.
Son birkaç yıldır terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın sistematik şekilde hukuk dışı uygulamalara maruz kaldığını öne süren Atalay, “Bu saldırı ile Türk-Kürt çatışması yaratılmak istenmektedir. Bu doğrultuda Başbakanlık olaya müdahale edip toplumu rahatlatmaya dönük açıklama yapmalıdır” dedi.

Atalay’ın, konuşmaların ardından gruba sessizce dağılmaları yönünde telkinlerde bulunmasına rağmen, grubun önünde bulunan ve çoğunluğunu çocukların oluştuğu kalabalık polise taş atmaya başladı.

Bunun üzerine polis biber gazı kullanarak müdahalede bulundu. Bağlar ilçesi ara sokaklarına giren gruplarla polisler arasında yer yer kovalamaca yaşandı.

Olaylara karışan bazı kişiler gözaltına alındı.

Tüm Gazeteler PKK Haberleri

Ekim 18, 2008

TÜM GAZETELER PKK HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

Almanlar Türkiye`yi böldüler!

Ekim 18, 2008

Almanlar Türkiye`yi böldüler! Üniversitede bir sınıfın duvarına Türkiye`nin doğu ve güneydoğusundaki bazı şehirleri içine alan sözde Kürdistan devleti haritası asıldı. Devamı İçin Tıklayınız…

Korsanhaber.com sitesinde yer alan habere göre, Almanya`nın Köln kentindeki Yüksek öğretim Ticaret Fakültesi`nde `Kültürlerarası Diyaloglar` dersinde bölücü terör örgütü PKK`nın propagandası yapılırken, Türkiye`nin doğu ve güneydoğundan bazı iller de sözde Kürdistan devletinin sınırları içerisinde gösterildi.

İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Swetlana Franken`in dersinde fakülte öğrencilerinden Chekdar Bavli`nin sunumuyla gerçekleştirilen tanıtımda, sınıfın duvarına Türkiye`nin doğu ve güneydoğusundaki Diyarbakır, Erzincan, Erzurum, Kars, Ağrı Iğdır gibi şehirleri de içine alan sözde Kürdistan devleti haritası ve sarı, kırmızı ve yeşil renklerinde bir kaşkol asıldı.

 

PKK`yı Kürdistan`ın siyasi bir partisi, Abdullah Öcalan`ı ise halk ve siyasi parti lideri olarak anlatan sunumda, Mesud Barzani Kürdistan başkanı ilan edildi. Kürdistan`ın başkentinin Diyarbakır olarak anlatıldığı derste, duvara terör örgütü PKK`nın bayrağı yansıtılarak, `PKK Kürdistan`ın İşçi Partisi`dir` denildi. Bölücübaşı Öcalan`ın fotoğrafları ile devam edilen sunumda, 550 bin kilometrekare olduğu iddia edilen Kürdistan`ın nüfusunun 40 milyon olduğu savunuldu. Sunumda ayrıca Kürtlerin çoğunluğunun Alevi, Aleviliğin de İslam`ın dışında olduğu iddia edildi.

 

Türk ve Alman öğrencilerin de katıldığı sunumda anlatılanlar Türk öğrenciler tarafından büyük tepkiyle karşılandı ve derste gergin anlar yaşandı. Her dönem sonunda öğrencilerin ülkelerini tanıttığı ve fakültede seçmeli olarak verilen derste, Almanya`da yasak olmasına rağmen PKK bayrağının gösterilip, terör örgütü başı Öcalan lehine propaganda yapılması ve Türkiye haritasının bölücü zihniyetle sözde Kürdistan devleti lehine parçalaması derse katılan Türk öğrenciler arasında infiale neden oldu. Ders esnasında sunumu yapan Bavli ve Türk öğrenciler arasında sözlü tartışmalar yaşandı.


Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.